Eşiniz sizinle evlenirken nasıl göründüğünüzü ve hayatınızı nasıl yaşadığınızı gayet de iyi biliyordu.
Size evlenirken ben bu durumu böyle istiyorum diyecek olgunlukta değildi de şimdi o hale geldiyse bunu evvela sizinle konuşmalıydı. Yapıcı şekilde.
Arkadaşına, eğer arkadaşını dini olarak mentor şeklinde görüyorsa ben sormasında bir beis görmedim. Ama her şey gibi sormanın da bir adabı vardır. Duygu ve düşüncelerini kendine saklayabilirdi.
Burada sizde de hata gördüm, muhatabınız kocanız da olsa özeline saygı duymalıydınız, kimsenin mesajlarını okumamalıyız. Hoşumuza gitmeyen şeylere şahit olup yarın ahirette bir de buradan hesaba çekilmek bana akıllı adam işi gelmiyor.
Bence netice itibariyle sizin eşinizi nazikçe karşınıza alıp bir güzel konuşmanız gerekiyor.
“Bak, bir hatadır oldu. Ben senin mesajlarını okudum ve içeriği hiç hoşuma gitmedi. Kanıma dokundu. Bunu bana direkt söyleseydin belki daha az canım yanardı ancak madem din bu kadar önemli senin için, o zaman mahremini kimseye anlatmamalıydın. Anlatacaksan da illa ki, yalnızca sıkıntı duyduğun konuyu anlatıp nasıl nazikçe ifade edebilirsin onu sorardın.” Deyip en sonunda da senin ne düşündüğünü anlatırsın.
İnsanlar konuşa konuşa…