Daha önce çevremden sevdiğim insanları, yakınlarımı kaybettiğim olmuştu. Ama Allah'a şükür evimin içinden bugüne kadar bir vefat yaşamamıştım. İnsanların genç evlatlarını, ebeveynlerini kaybettiğini biliyorum. Bilinçsizce davranmıyorum ama yaşı ya da yakınlığı ne olursa olsun sevdiğin birinin vefatının acısı ağır oluyor. Ama çevremde buraya yazacağım şekilde hislerimi anlatacağım kimse yok. Yazarsam, onu güzelce anarsam kalbimdeki ağırlık hafifler belki. Onu hiç tanımayan insanların duasını alırsam üzüntüm azalır belki. Babaannem vefat etti. Yaşlanmıştı, eskisi gibi değildi. Ölümden de ölememekten de korkuyordu. Bana "Kızım ben ölemeyeceğim diye korkmaya başladım." demişti. Ama o soğuk toprak nasıldır, kabir azabı nasıldır diye de korka korka konuşurdu. Hazırlıklıydı da. Kefeni, cenazesinde kullanılacak her şeyi hazır etmişti. 4 çocuğun en küçüğüydü. Tek çocuğu vardı. Annesine babasına senelerce o bakmıştı. Bir evladını küçükken kaybetmiş, babamı da dedemle boşanınca tek başına büyütmüştü. Hayatı hep acıyla, dertle doluydu. 3 ablasını da o uğurladı. Hepsini çok özlüyordu. Ben dünyaya geldiğim andan itibaren benim hayatımdaydı. Annem babam tarlaya giderdi, biz onunla kalırdık. O yüzden babamdan annemden ne eksik görebilirim? Çok kavga da ettik, küstük de ama her ailede böyle şeyler olmaz mı? Lisede yurda gittim. O zamana kadar kucağında yattım, saklayamam. Babalar evi ayırdı, birlikte yaşardık eskiden. Uzağa değil ama aynı avluda başka eve geçtiler. Ben onu bırakamadım. Küçüktüm ama yapamadım. Annemlerle değil, onunla yaşadım. 3 kanallı televizyonuyla, gençliğinde babasıyla yaptığı eski evinde birlikte kaldık. Kendimi çok hazırladım sanıyordum. Yaşlı, vakti yakın diyordum. Ama insan sevdiği için asla hazır olamazmış. 90 olsa 100 yaşını görebilir diye umuyormuş. Aç gözlüyüz sonuçta. Hamileyken çok korktum ona bir şey olur da bebeğimi göremez diye. Çok şükür gördü. Bir buçuk yaşına kadar tanıdı onu. Küçük kız diye sevdi, öptü, kucağında yatırdı. Çok şükür diyorum hep. Belki kızım onu hatırlamayacak ama onların birlikte hatıraları bizde hep kalacak. Aslında her ay geliyordum. Yazın uzun uzun da kaldım. Ama havalar soğudu, çocuk da sobalı evde hasta oluyor diye 3 aydır gitmemiştim. Neden diyorum kendime? Ne olacak azıcık üşüseydi de bir kere saha görseydin? Bir kere daha sarılsaydım o gitmeden. En azından son telefon konuşmamızda helalleşmiştik. Gideceğini hissetmiş gibi. 3 gecedir soğuk toprağın altında. Alışamıyorum. Ben uzakta yaşıyor olsam da telefon açtığımda sesini duyacağımı bilmek yetiyordu. İnsan doğduğu andan beri parçası olan bir insanı nasıl unutur? En çok koyduğu an, cenazesini yapıp geldikten sonra herkes başka odada otururken "Diğer odada yalnız kaldı, onu da çağıralım buraya" diyecekken gittiğini fark ettiğim andı. O an göğsüme oturan ağrı çok başkaydı. Mezarlıktan korkma devrini kapattım. Gerçekten de insan çok sevdiği birini gömdüğü gün korkmuyormuş. Hep çekinirdim, şimdi mezarına sarılıp orada yatasım geliyor onunla. Yalnızlıktan çok korkardı çünkü. Birileri çekiştirip götürüyor. 3 yaşında ölen oğlunun yanına gömülmek istemişti. Şimdi yanı başında. Dip dibeler. Allah'ım ona merhamet etsin. Nolur çok özlediği evladiyla, ailesiyle sarılıyor olsun şimdi. Benim bu kadar canım yanıyorsa 70 yaşındaki babamı düşünebiliyor musunuz? Bir tek anne oğul olarak 70 sene. Babası bırakıp gitmiş tek evlat. Hep annesiyle yaşamış bir adam. Her bulduğu boşlukta ağlıyor koca adam. Acısını çok iyi anlıyorum. Kalabalıklar doluyor evimiz. Hem iyi geliyor hem canım yanıyor. Ben en sevdiğim gideli 3 gün olmuş, herkes gülüyor. Başımda bir ağrı. Ben de bazen gülüyorum, somurtsam laf ediliyor. Ama ne zaman gülsem içime bir ağlama çörekleniyor. Bağıra bağıra ağlamak istiyorum ama yalnız bile olsam tutuyorum kendimi. Yattığı yerde canını yakmak istemiyorum. Biliyor musunuz, tam istediği gibi gitti bu dünyadan. Hiç başkasının bakımına muhtaç olmadı. Yemeğini yemiş, çayını içmiş. Sonra birden kötüleşmiş. Babam elini tutup öperken hiç sıkıntı çekmeden, sızlanmadan vermiş son nefesini. Vasiyetiymiş, kötüleşirsem ambulans çağırmayın. Hastaneye götürmeyin. Evinde, sıcak yatağında gitti. Cenazesine ancak yetiştik. Yıkamışlardı. Rahatladım ne yalan söyleyeyim. Hadi sen de gir yardım et deseler kaldıramazdım. Ölü yüzüne bile bakamadım. Onu son gördüğüm haliyle hatırlamak istiyorum. Hala konuşurken gülerken. Daha çok yazarım ama ne gereği var? Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Bir fatihayı eksik etmeyin. İnsan empati yapardı sevdiklerini kaybedenlere ama ben bu kadar ağır olduğunu tahayyül edemezdim hiç. Artık daha iyi anlıyorum. Bu acı böyleyse anne baba evlat acısını Allah kimseye yaşatmasın. Hepinize sevgi ve dua ile. Sağlıcakla kalın. <!-- /data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_250110_132414_772.sdocx -->
Sonuna kadar usul usul okudum. Kalemin iyiymiş, çok güzel çok duru yazmışsın... 90 olsa 100'ü görür diye umuyormuş insan kısmında öyle haklısın ki. İnsan asla yetinmiyor.
1,493,308 soru
24,399,450 cevap
349,998 kullanıcı
Lütfen şikayet nedeninizi seçin:
Yüklemek için tıklayın